Aka Kabilesinin Babaları: Ebeveynlikte Devrim Niteliğinde Bir Yaklaşım

Tarih boyunca, toplumlar ebeveynlik rollerini katı cinsiyet normlarıyla şekillendirmiş ve babaları genellikle ikincil bakıcılar olarak konumlandırmıştır. Ancak, Orta Afrika’da yaşayan Aka halkı, bu geleneksel normlara meydan okumaktadır. Aka toplumunda babalar, çocuklarının bakımında aktif ve içten bir rol oynar ve zamanlarının neredeyse yarısını bebekleriyle doğrudan temas halinde geçirir.

Antropolog Barry Hewlett’ın Aka kabilesi üzerine yaptığı araştırma, babaların annelerin rollerini üstlenmekte ne kadar esnek ve doğal davrandığını ortaya koymaktadır. Öyle ki, Aka erkekleri, bebeklerini sakinleştirmek için meme uçlarını emmelerine bile izin verir. Batı toplumlarından tamamen farklı olan bu ebeveynlik anlayışı şu soruyu akıllara getiriyor: Aka kabilesinin erkekleri gerçekten dünyanın en iyi babaları mı?

Aka Toplumunda Eşitlikçi Ebeveynlik

Aka ebeveynliğinin en dikkat çekici yönlerinden biri, kadın ve erkek rollerinin değiştirilebilir olmasıdır. Birçok toplumda, ebeveynlik görevleri keskin bir şekilde bölünmüşken, Aka erkekleri ve kadınları görevlerini esnek bir şekilde paylaşırlar:

• Kadınlar aktif olarak avlanır, hatta bazen erkeklerden daha başarılıdırlar.

• Erkekler çocuk bakımından sorumludur, yemek yapar ve diğer bakım görevlerini üstlenir.

• Kadınlar, kamp yerleşim kararları gibi önemli karar süreçlerinde söz sahibidir.

Bu cinsiyet esnekliği, insan toplumlarında oldukça nadir görülen bir özelliktir. Aka toplumunda kadınlar birincil bakım sağlayıcılar olsa da babalar, annelerin rollerine sorunsuz bir şekilde adapte olur ve bu durum statülerini olumsuz etkilemez. Aka erkekleri “annelik yapmak” konusunda hiçbir sosyal baskı ya da aşağılanma hissetmezler.

Kadınların Avcı Rolü

Aka kadınları, avcılığın sadece erkeklere ait bir alan olduğu yönündeki geleneksel inanışı çürütmektedir. Antropologlar uzun süre, kadınların hamilelik ve çocuk bakımı gibi nedenlerden ötürü avlanmaya uygun olmadığını savunmuştur. Ancak Aka kadınları, bu görüşe meydan okuyan pratikler sergilemektedir:

• Hewlett, bir Aka kadınının hamileliğinin sekizinci ayına kadar avlandığını ve doğumdan sadece bir ay sonra tekrar avlanmaya başladığını tespit etmiştir.

• Bazı anneler, yeni doğmuş bebeklerini yanlarına bağlayarak avlanmaya devam eder, avladıkları hayvanların tehlikeli olmasına rağmen.

Bu bulgular, avcılık ve ebeveynliğin bir arada yürütülemeyeceği yönündeki görüşleri yıkmaktadır. Aka kadınları, hayatta kalma ve ebeveynliği dengeli bir şekilde sürdürebilmektedir.

Aka Toplumunda Ebeveynlik Yaklaşımı: Fiziksel Yakınlığın Gücü

Aka toplumundaki en önemli ebeveynlik prensiplerinden biri bebeklerle sürekli fiziksel temas halinde olmaktır. Batı toplumlarında, bebekler genellikle beşiklerde, bebek arabalarında veya ayrı odalarda tutulurken, Aka bebekleri neredeyse hiçbir zaman yalnız bırakılmaz.

• Üç aylık bir Aka bebeği, sürekli bir bakıcının kollarında olur.

• Aka topluluğunda beşik ya da yatak yoktur; bebekler her zaman birinin kucağında taşınır.

• Babalar, çocuklarını günlük işlerini yaparken bile taşır, hatta sosyal etkinliklerde bile onlarla birlikte olurlar.

Bu yoğun fiziksel bağ, Batı toplumlarında yaygın olan “kaliteli zaman” anlayışının aksine, sürekli temasın çocuk gelişimi için kritik olduğunu göstermektedir. Hewlett, Batılı babaların çocuklarıyla daha fazla fiziksel temas kurmasının ebeveyn-çocuk bağını güçlendireceğini savunmaktadır.

Batı Toplumundaki Babalar ve Aka Babaları Karşılaştırması

Batı toplumlarında, babalar aile için ekonomik destek sağlayan kişiler olarak görülürken, anneler birincil bakıcılar olarak kabul edilir. Birçok baba, iş yoğunluğu nedeniyle çocuklarıyla daha az vakit geçirebildiği için “kaliteli zaman” konseptine güvenmektedir. Ancak, Hewlett’e göre:

• Aka babaları, bebekleriyle geçirdikleri sürenin uzunluğu açısından dünyadaki en aktif babalardır.

• Aka erkekleri, anneler kadar çocuklarının ihtiyaçlarını anlar ve yanıt verir.

• Aka babaları, çocuklarıyla oyun oynar, onları sakinleştirir ve beslenme süreçlerine katılır.

Batı toplumlarında, babaların çocuklarıyla fazla fiziksel yakınlık kurmasının tabu olduğu durumlar yaşanırken, Aka babaları bu konuda tamamen rahattır. Batılı ebeveynlerin çocuklarıyla daha fazla fiziksel temas kurması, onların duygusal gelişimi açısından büyük faydalar sağlayabilir.

Aka Toplumunda Çocukların Değeri

Aka toplumunda çocuklar bir yük olarak değil, yaşamın en değerli varlıkları olarak görülmektedir.

• Batı toplumlarında ebeveynlik sıklıkla stresli ve zor bir süreç olarak algılanırken, Aka halkı çocukları büyük bir neşe ve mutluluk kaynağı olarak görmektedir.

• Hewlett, Fulani kabilesinden bir atasözünü aktararak bu farkı vurgulamaktadır:

• “Üzerine kaka yapacak birine sahip olmak büyük bir şanstır.”

• Bu söz, çocukların ebeveynler için bir yük değil, bir nimet olarak görüldüğünü ifade etmektedir.

Bu bakış açısı, ebeveynliğin daha tatmin edici ve keyifli bir deneyime dönüşmesini sağlar.

Erkeklerin Bebeklerini Emzirmesi Üzerine Tartışmalar

Aka toplumundaki erkeklerin bebeklerini meme uçlarıyla sakinleştirmesi, Batı’da büyük bir tartışma konusu olmuştur.

• Aka babaları, anneler müsait olmadığında bebeklerinin rahatlaması için meme uçlarını emer gibi kullanmalarına izin verir.

• Batılıların çoğu bu uygulamaya şok ve tiksintiyle tepki vermiş, hatta “çocuk istismarı” olarak tanımlamıştır.

• Ancak Aka toplumu, Batı’da yaygın olan bazı ebeveynlik uygulamalarını (örneğin, bebeklerin ayrı odada yalnız uyutulmasını) çocuk ihmali olarak görmektedir.

Bu farklılık, ebeveynlik normlarının kültürel olarak şekillendiğini ve farklı toplumların farklı bakım anlayışları geliştirdiğini göstermektedir.

Sonuç

Aka halkı, babaların sadece sağlayıcı değil, aynı zamanda aktif ve şefkatli bakım verenler olabileceğini kanıtlayan önemli bir model sunmaktadır. Batılı toplumlar için Aka ebeveynlik sisteminden çıkarılabilecek bazı önemli dersler şunlardır:

• Babaların çocuklarıyla daha fazla fiziksel temas kurması teşvik edilmelidir.

• Cinsiyet temelli ebeveynlik rolleri daha esnek hale getirilmelidir.

• Çocuklar bir yük değil, mutluluk kaynağı olarak görülmelidir.

Batı toplumları Aka toplumunun yaşam tarzını tam olarak benimseyemese de, onların ebeveynlik anlayışından alınacak pek çok ders vardır. Eğer iyi baba olmanın ölçütü zaman, sevgi ve fiziksel yakınlıksa, Aka erkekleri gerçekten dünyanın en iyi babaları olabilir.

Leave a comment