Uyku Egitiminden Sonra İleriye Bakmak: İyileşme ve Yeniden Bağ Kurma

Uyku Egitiminin Gerçekleri

Bebekleri ağlatarak uyutma (Cry-It-Out – CIO) ve kontrollü ağlatma yöntemleri, sandalye yontemi, odadan yavasca cikma yontemi ve diger uyku egitimleri modern ebeveynliğin yaygın uygulamalarından biri haline geldi. Öyle ki, bu yöntemleri kullanmayan ebeveynler çoğu zaman fazla duygusal ya da çocuklarına zorluk çıkaran kişiler olarak görülüyor. Hatta bazı çocuk doktorları, bebeklerin “kendi kendine uyumayı öğrenmesi” gerektiğini söyleyerek bu yöntemi zorunlu bir eğitim gibi sunabiliyor. Sonuç olarak, birçok aile, içgüdülerine aykırı olsa da gece boyunca bebeklerinin ağlamasına yanıt vermemeyi öğrenerek uyku eğitimine başlıyor.

Ancak, zamanla birçok ebeveyn bu kararlarından pişmanlık duyuyor. Kimi, uyguladıktan sonra araştırmalar okuyor ya da kişisel deneyimler dinleyerek uyku egitiminin doğru bir yöntem olup olmadığını sorgulamaya başlıyor. Bazıları ise çocuklarının davranışlarında ya da ebeveyn-çocuk ilişkilerinde değişiklikler gözlemleyerek bu kararın kendileri için yanlış olduğuna karar veriyor. Genellikle, şu iki soruyu soruyorlar:

1. Çocuğuma uzun vadeli zarar vermiş olabilir miyim?

2. Bu durumu nasıl telafi edebilirim ve yeniden bağ kurabilirim?

Bu yazıda, bu soruları ele alacağız. Uyku eğitiminin riskleri konusunda oldukça net bir duruş sergilesem de, endişeli ebeveynler için şunu söylemek istiyorum: İlk sorunun cevabı “her zaman değil,” ikinci sorunun cevabı ise “tam anlamıyla geri alamazsınız, ancak iyileşmek ve çocuğunuzla bağınızı güçlendirmek için yapabileceğiniz şeyler var.” Eğer uyku eğitimi uyguladıysanız ve bunun yanlış olmadığını düşünüyorsanız, bu yazı sizin için olmayabilir. Ancak pişmanlık duyan ve çocuklarıyla ilişkilerini güçlendirmek isteyen ebeveynler için yol gösterici olacaktır.

Bebekleri Ağlatarak Uyutmanın Olası Etkileri

Ebeveynlerin uyku eğitimi konusunda en büyük endişelerinden biri kortizol seviyeleridir. Kortizol, stres hormonu olarak bilinir ve bebeklerin ağlatılarak uyutulmasının beyin gelişimi üzerinde olumsuz bir etkisi olup olmadığı konusunda tartışmalar devam etmektedir. Uzun vadeli etkileri kesin olarak kanıtlanmamış olsa da, erken dönemdeki stresin beyin gelişimini etkileyebileceğine dair bazı bilimsel veriler bulunmaktadır.

Yine bebeklerde stres seviyesinin normalin cok ustune cikmasi genetik olarak kalici degisiklige sebep olmakta gelecek yillar da stres hormonunun daha fazla salgılanmasına sebep olmaktadır. Bu durum beyindeki strese cevap veren reseptörlerde dahi kalici degisiklige sebep olmaktadir. Tüm bunların anlamı ise evet uyku eğitimi kalıcı hasar bırakmaktadır.

Bu endişeleri destekleyen bazı araştırmalar şunlardır:

• uyku eğitimi sırasında kortizol seviyelerinin yükseldiği ve bebeğin artık ağlamadığı zaman bile yüksek kaldığı gösterilmiştir. Bu durum, anne-bebek senkronizasyonunu bozarak güvenli bağlanmayı etkileyebilir.

• Tekrarlayan stresli deneyimler, çocukların stres tepkilerini artırarak onları ileride daha hassas hale getirebilir.

• Bebeklerin beyin gelişimi stres karşısında oldukça hassastır ve tek bir stresli olay bile sinir bağlantılarında değişikliklere yol açabilir.

• Araştırmalar, 2 ay ile 1 yaş arasındaki bebeklerin, bağlı oldukları kişiler tarafından teselli edildiklerinde stres seviyelerinin neredeyse sıfıra düştüğünü göstermektedir. Ancak, uyku eğitimi bu destek verilmezse, bebeklerin stres düzenleme mekanizmalarının olumsuz etkilenebileceği düşünülmektedir.

• “Yüksek ihtiyaçlı” bebekler çevresel faktörlere daha duyarlıdır, bu da uyku eğitiminin onlar için çok daha travmatik olabileceği anlamına gelir.

Bu veriler, ebeveynlerin uyku eğitiminin olası zararları konusunda neden endişe duyduğunu açıklıyor. Ancak, burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: “Zararın olmadığına dair kanıt var” demek doğru değildir, çünkü uzun vadeli etkiler tam olarak araştırılmamıştır. Bunun yerine, elimizde “zarar olduğuna dair kesin bir kanıt yok” diyebiliriz.

Nörolojik olarak kalıcı bir hasar olup olmadığını bilmiyor olsak da, uyku eğitiminim çocuk üzerindeki duygusal etkileri göz ardı edilemez. Bebekler dünyayı anlamlandırmaya çalışırken, ebeveynlerinin onları yalnız bırakmasını farklı şekillerde yorumlayabilirler. Kendilerini güvensiz hissedebilir, bağlanma sorunları yaşayabilir veya gelecekte stresli durumlarla başa çıkmakta zorlanabilirler.

Ancak, çocukların her zaman yaşadığı stresli olaylardan kalıcı olarak zarar gördüğünü söylemek de doğru değildir. İnsanlar, hatta çocuklar bile, inanılmaz bir iyileşme kapasitesine sahiptir. Doğru destek ve yeniden güven tesis edilirse, çocuklar bu tür deneyimlerden toparlanabilir. Uyku eğitimi yönteminin asıl sorunu, çocuğun stres anında ebeveynleri tarafından desteklenmemesidir. Ancak, bu durum düzeltilebilir ve ilişki yeniden güçlendirilebilir.

Bağı Güçlendirmek ve Güveni Yeniden Kazanmak İçin Yapılabilecekler

Eğer uyku eğitimini uyguladığınız için pişmanlık duyuyorsanız ve çocuğunuzla ilişkinizi onarmak istiyorsanız, bunu başarmak için geç olmadığını bilmelisiniz. İşte yapabileceğiniz bazı adımlar:

1. Geceleri Daha Fazla Duyarlılık Gösterin

Çocuklar geceleri ebeveynlerine olan ihtiyaçlarını bırakmaz, sadece yanıt alamayacaklarını öğrendiklerinde çağrıda bulunmayı bırakırlar. Ebeveynler gece yanıt vermeye tekrar başladığında—örneğin birlikte uyumaya geçtiklerinde, gece beslemelerine devam ettiklerinde veya sadece çocuğun ağladığında yanında olduklarını gösterdiklerinde—ilk başta çocuğun daha fazla ilgi talep ettiğini görebilirler.

Bu, bazı kişiler tarafından “manipülasyon” olarak algılansa da, aslında çocuğun ebeveynin gerçekten orada olup olmadığını test etme ve geçmişte yaşadığı stresi dışa vurma şeklidir. Düzenli olarak yanıt vermek, çocuğun güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olur.

2. Uyku Zamanındaki Davranış Değişikliklerini İzleyin

Çocuğunuzun uyku zamanında gösterdiği davranışlara dikkat edin. Eğer uyku saatinde huzursuzluk, ağlama ya da aşırı yapışkanlık gösteriyorsa, muhtemelen ayrılık korkusunu yaşıyor olabilir.

Daha ciddi bir işaret ise, çocuğunuzun geceleri ihtiyacı olduğunda sizi çağırmaması olabilir. Örneğin, hasta olduğunda ya da gök gürültüsünden korktuğunda yardım istemiyorsa, bu size güvenini kaybettiğini gösterebilir. Eğer bu tür davranışlar fark ediyorsanız, uyku düzeninizi çocuğunuzun size daha kolay ulaşabileceği şekilde yeniden düzenlemek faydalı olabilir.

3. Çocuğunuzun Duygularını İfade Etmesine İzin Verin

Uyku eğitimi uygulanan çocuklar genellikle çok küçük oldukları için duygularını sözlü olarak ifade edemezler. Bunun yerine, artan ağlama, ayrılık kaygısı veya öfke nöbetleri gibi yollarla kendilerini ifade edebilirler. Bu tür tepkileri bastırmak yerine, onların hislerini açığa çıkarmalarına izin verin ve güven verici bir şekilde yanlarında olun.

4. Geçmişi Açıklayan Bir Hikâye Yaratın

Çocukların yaşadıkları olayları anlamlandırmalarına yardımcı olmak için, geçmiş deneyimlerini bir hikâye şeklinde anlatabilirsiniz. Örneğin:

“Bebekken uykuya dalarken ağladın ama biz yanına gelmedik. Sen üzüldün ve korktun. Ama artık buradayız ve ne zaman ihtiyacın olursa gece de yanındayız.”

Bu tür bir açıklama, çocuğun yaşadığı duyguları işlemeye ve ebeveyniyle bağını güçlendirmeye yardımcı olabilir.

5. Kendinizi Affedin

Ebeveynlik hatalarla doludur. Önemli olan hatalarınızdan ders çıkarıp çocuğunuz için en iyisini yapmaya devam etmektir. Kendinizi suçlamak yerine, öğrendiklerinizi uygulayarak ilişkinizi güçlendirin.

Unutmayın, mükemmel bir ebeveyn olmanız gerekmiyor—çocuğunuzun ihtiyacı olan şey sevginiz, duyarlılığınız ve yanlarında olduğunuzu hissettiren tutumunuzdur.

Leave a comment