Ikinci Trimester’ da yaptiklarim/ ve süreç

Hamileligin gelisim aşamalarıni uc aylik periyotlara böldüğümüzde karsimiza trimester dediğimiz bir terim cikiyor, daha once ilk trimesterde kullanmayı biraktigim desteklerden bahsetmiştim. Yine ikinci trimesterda kullandıklarım ve biraktiklarim hatta yaptıklarımdan bahsetmek istiyorum. Bunlar sağlık tavsiyesi olmamakla birlikte her hamilelik sureci bireylerin metabolizmalarına gore degisiklik gösteriyor olacaktır bu nedenle doktorunuza danışmadan bir seyi dogrudan kullanmayın. Ben kullandigim tum takviye ve uygulamalardan doktorumu haberdar ediyorum kendisi de benim gibi deneysel ispata dayalı uygulamari sevdiği icin ve neticelerine gore karar veriyoruz. Su ana kadar yapma dediği bir şey olmadı :d

Yuruyus/ Egzersiz ve Bel agrilari

Uygulamalardan ve bazı deneyimlerime gececek olursam ikinci trimesterim benim açımdan cok güzel gecti, Sabahlar 10 dk da olsa yoga yapmak hayatimi cok kolaylastird bel ve bacak agrilarimi neredeyse hic hissetmedim. Bu arada bahsedeyim ben anterior plasenta olarak bilinen plasentanın ic yüzeyde degil de dis yüzeyde durduğu bir plasentaya sahibim. Bunun bizim ailede genetik oldugunu dusunuyorum cunku annemde ve ananemde de 6. aydan itibaren bel agrilari cok sik yasanmis, anterior plasentanın ozelliklerinden biri bebeğin agirliginin tamamen omuriliğe binmesinden dolayı bel agrilarinin görülmesidir yani en azından okuduğum kadar öyleydi. Ve bende yürüyemeyecek kadar ağrılar oldu ancak bunu da sert cantasiyla yürüyerek cozdum ağırlık merkezimdeki degisimi dengelemek adına sirt çantası taktigimda one ediliyordum boylece omuriliğe binen agirligi dengeliyordum. Cok isime yaradi. Anterior plasentası olanlara bu konuda deneyimlerini merak ediyorum sizler nasil çözümleri uyguladınız? Ne diyordum yoga; gercekten faydalı oldu cunku bir kere 3 gun boyunca yapmadım ve yine yürüyemez hale gelecek kadar agrilarim oldu sirt çantasıyla bile, agrilarim sciatic agri olarak bilinen omurilikten baslayan ama en cok da alt bacagimin önüne dogru şiddetlenen bir agri çeşidiydi. Sonra yogaya tekrar geri dönünce her şey düzeldi. Bu nedenle yoga benim icin vazgeçilmezlerden biridir sirt çantasıyla birlikte yürümek de oyle. Her gun 5 km yurumeye calistim yine cok soguk oldugu 2-3 gun yuruyemedim ve o günler oturmakta bile zorlandım agrilarim sebebiyle. Yürüyüş de bu konuda bana düşündüğümden cok faydalı oluyormus bunlarin hepsini acı sekilde de öğrenmiş oldum.

Photo by Vanessa Loring on Pexels.com

Beslenme

Az cok beslenme seklimi sosyal medya uzerinden takip ettiginiz kadar biliyorsunuz ben etçil agirlikli beslenen biriyim ama 2. trimesterda çorba da ekledim menüye ozellikle sindirim konusunda cok faydalı oldu sulu seyler tüketerek bagirsak ic yapisini tamir etmiş gibi hissediyorum. Onun disinda sut ve sut ürünleri de tükettim. Beslenmemde major bir degisiklik olmadi. 26. hafta ile 27. hafta arasında her yemekten once ve sonra olmak uzere kan sekerimi kendim takip ettim ve her şey yolundaydı. Daha sonra glikoz testi de yaptırdım yine orada da sorun cikmadi ama ben bireysel olarak da beslenme seklimin kan sekerim uzerindeki etkisini merak etmiştim sonuclardan memnunum 🙂 Aslinda biraz hüsnüzan yaratmistim kendime; bebeğin büyüklüğünden dolayı şüphelenmiştim sonuclar gayet normal gelince endişelenmekten vazgeçtim kendim ve esimin de dogum kiloları yüksek bu nedenle bunun da genetik oldugunu dusunuyorum artik.

Kahve Tüketimi: Aslinda kafein tüketimi desem daha dogru olabilir yine deneyerek öğrendiğim, asiri kahve tüketmenin bana hic iyi gelmediği bir tecrübem oldu; gunde bir bardak cay ve bir turk kahvesi ya da bir bardak sade kahvenin disina çıkmamam gerektiğini öğrendim. Cok fazla cay kahve tükettiğim bir gunun gecesinde bacağıma korkunç agrili kramp ve spazm girdi ve iyileşmesi tam 3 gun surdu, bu nedenle cok kafein tüketmemek en iyisi olduguna karar verdim.

Ara ogun normalde pek yapmazdım ama öğlenleri kuru ve taze meyve yemenin bana iyi geldigini en azından daha enerjik hissettiğime karar verdim, Ve portakal kokusu alınca kendimi uzun zamandır portakal yemek isteyen biri hissettim bu vücudumun C vitamini ya da portakalın içerisindeki bazı minerallere vitaminlere ihtiyac duyduğunu gösteriyor, C vit oldugunu dusunuyorum tabii ki :d ve bol bol tüketmeye calisiyorum.

Photo by Nataliya Vaitkevich on Pexels.com

Kullandigim destekler:

Magnezyum 420 mg : magnezyum glisinat+ magnezyum theoranate+ nitrat seklinde uslu bir magnezyum kompleksi kullanıyorum, miktarından ve etkilerinden memnunum, bacaklarındaki agrilari iyilestirdgine inanıyorum cunku magnezyumum bitti bu arada ve yenisini sipariş etmem bi kac gun surdu ve yine bu iki gun içerisinde bel agrilarimda ve bacağımdaki kramplarda Artis oldu. Bunu da maalesef deneyerek öğrenmiş oldum 😀 ama magnezyumum gelince normale döndüler ^^

Omega-3 1000mg: her aksam düzenli olarak kullanıyorum yine kendi adıma beni ve mental durumumu cok etkilediğini dusunuyorum, omega-3 almadigim günler(bazen unutuyor ya da üşeniyorum) kendimi depresif ya da endiseli bulabiliyorum bunu tuttuğum günlükten öğrendim. Omega-3 almaya bundan sonraki süreçte de devam edeceğim hatta belki dozunu arttiririm iki gunde bir 2000 mg seklinde planlıyorum.

Demir: Laktoferrin, Ferrous glisinat ve fumarate formu 65mg- VitaminC 45mg- Vitamin B12 500mcg: Hemoglobin seviyelerimde iyileşme oldu iki defa iki trimester arasinda yapılan kan testimde azıcık da olsa kirimizi kan hücrelerimde ve hemoglobin seviyelerinde dusukluk vardi, hemoglobin seviyem normale dondu, iki uc gunde bir aklıma geldikçe demir takviyesi almaya başladım. Ucuncu trimesterda diler zamanlara gore daha fazla kirimizi kan hücresine ihtiyac duyuluyor bunu arttırmak icin demir takviyesini daha düzenli kullanmaya calisacagim.

Apigenin: bir kac gun agrilarim oldugunda aldigim bir takviye oldu ancak sadece ve sadece agrilarim ya da bacağımda gecmeyen spazm oldugunda almaya planlıyorum eskisine gore cok cok azaldı. Yine bundan sonraki süreçte bu nadir ya da haricen kullanıma dikkat etmeye calisacagim.

Alpha GPC: Yine ara sıra unutmazsam kullandigim bir kolin takviyesi gunde 2-3 yumurta dediğim icin ihtiyacım olan kolin miktarını karsiladigmi dusunuyorum ama yine de kolin onemli bebeklerin beyin gelişimi icin onu da haftada 3 kez olarak düzenli kullanmaya devam edeceğim.

Probiyotik takviyesi: Artik ucuncu trimesterdayim ve probiyotik bakteriler bebeğin hem bagisiklik hem de sindirim sistemi icin cok onemli ozellikle lacotbasillus reuteri sanirim buydu bakteri ismi: uzerine yapılan catismalar bebeklerin dogumdan sonra kolik olup olmama, bilişsel gelişimleri uzerine ciddi etkileri oldugunu gösteriyor bu nedenle düzenli iki gunde bir probiyotik takviyesi de almaya başladım.

Moringa Yapragi, haftada en az 3 kez olmak uzere bir cay kasini tüketmeye calisiyorum hem doğalar laksatif hem de icerigindeki mineral yoğunluğu sebebiyle anne adaylarının bir numaralı sut destegi olarak biliniyor ve güvenli olarak kategorize edilmiş bir gıda ya da besin diyebilirim ben bazen sutun icinde bazen sıcak suyun icinde tüketmeye calisiyorum. Yine artik sut üretmeye de baslayacagimi gözen önünde bulundurursam haftada 4-5 e kadar kullanimimi arttırabilirim.

Soguk Dus;

Kan dolasimimi, el ayak usumelerimi neredeyse tamamen sonlandırdı daha once de soğuk duş alıyordum aama bu kadar ciddi sekilde degildim, aralık Ayi boyunca her gun aldım, daha sonra haftada en az 11 dk olarak düzenledim. Bu süreçte havaların cok soğuması da etkili oldu tabii ki yaza doğru yine her güne cikartabilirim cunku cok rahatliyorum soguk dus alinca. Bu arada belki erken olabilir ama odem sorunu da yaşamadım henüz ve bunda soğuk dusun etkili oldugunu düşünmekteyim. Genel olarak soğuk dusu seviyorum umarım bebişim de seviyordur 😀

Şimdilik benden bu kadar diyeyim, bir sonraki trimesterda görüşmek uzere yine de arada paylaşımlarla sizi güncel tutmaya calisacagim. Saglikli ve güzel günler dilerim,

Photo by freestocks.org on Pexels.com

Leave a comment