Uzun zaman once hayatımda aslinda kendime hic de iyi bakmadigimi farkettim tum bunlar bana romatizma agrilarimi, huzursuz bacak sendromumu, uykusuz gecelerimi geri getirmiş uzerine anksiyete ataklarından hareketsiz hale de getirmişti. Tabii ki bu sagliksiz yasam birbiri içerisine girmiş tekrar eden sagliksiz davranislarin bir araya gelmesiyle oluştu. Ilk üşenme ve erteleme ile disariya cikmayi yürüyüş yapmayı durdurdum sonrasında hızlı atistirmaliklar ile doymaya calistim. Geceleri geç saatlere kadar ayakta kalmam sonucu okula gidebilmek icin sabah gözümü acar acmaz kahve icmeyle ve dersler sırasında taşikardi geçirme yine de uyanamama ve tekrar eden kisir döngüde pek cok bardak kahve ile bunu kapatma ile devam etti. Gece o kadar kahveden sonra uyuyamayan bünyeme tum bu sagliksiz davranislarimin uzerine de uyku hapı alarak anksiyete krizlerimi dindirmeye calismak ekleniyordu. Tum bu hareketsiz stresli yaşamıma baktigimda bir yil boyunca aldigim kilolar sürpriz de olmadı. Hayatimin en kilolu yilini geçirdikten sonra 2023 Şubat ayında kendime bakacağıma dair soz verdim. Kendimi hayatta tutmak istiyordum, cunku yasam her seyiyle yasanmaliydi. Bu düşünce degisimimde 6 ay boyunca aldigim psikoterapinin de etkisi oldugunu dusunuyorum.
Bu süreçten sonra hayatımda değiştirdiğim ilk şey yasam tarzım ve bana iyi gelmeyen aliskanliklar oldu zaten sigarayı bırakalı bir bucuk yil dolmuştu, sabah kalkar kalmaz yatakta telefonla oynamayı biraz daha uyumaya cok seviyordum ilk olarak bunu değiştirdim. Gözümün acar acmaz yataktan cikip bir daha geri dönmeyeceğimi zihnime alistirmak icin yatağı toplamaya başladım. Onceden pijamalarımı katlamaz birikirdim yatakta onları katlamaya karar verdim. Cunku tum gece ben uyurken beni soğuktan koruyan kiyafetlerimi katlamak bir yerde benim kendime olan saygımı da arttırıyordu.
Bir sure sadece tek bir davranış uzerinden hayatimi gozden geçirdim ve her sabah yatagimi düzeltmek beni mutlu eder hale geldi. Belki bir ay baska hiçbir şey yapmadım, sonra evi temizlemeye ve düzenlemeye başladım. Onceden olsa nasil olsa yine dagiliyor diye dokunmazdım. Artik bu bir düzene girdi ve haftada bir evi süpürmeye başladım.
Sanıyorum ilk olarak havalar daha ısınmadan yine subat ayınin sonuna doğru evin yakınlarındaki parka gidip gelmeye basladim. Bu konuda esim Serhat’a cok tesekkur etmeliyim beni hep pesinden sürükleyen oydu. Sadece bir ay o parka gidip gelmek bile bana iyi gelmişti mevsimlerin değiştiğini görmek hoşuma gitmişti.
Nisan Ayi esas yürüyüş antremanlarımın basladigi zaman oldu, yakınlarda bulunan eyalet parklarına gitmeye başladık. Günlük yürüyüş miktarım en az 14 km olmustu. Bu ay benim en cok kilo verdigim ay oldu sanirim. Bazı günler ozellikle haftasonlar Yagmur çamur demeden 24 km’ye varan orman yürüyüşleri yapıyorduk bu yürüyüşler boyunca hayallerimizden ve yapmak istediğimiz seylerden konuşmak en keyif aldigim sohbetlerdi.
Bu süreç havalar oldurucu sicakliga gelene kadar devam etti en kotu sabah serinlerde yürüyorduk. Mayis ayından itibaren beslenme düzenimi hayvansal agirlikli beslenmeye, zaman zaman su orucu tutmaya başladım. Disaridan eksik olabileceğini düşündüğüm destekler almaya başladım( kan testime gore). Yine ayni zamanlarda soğuk dusun aslinda cok faydalı oldugunu sabah kahvesinden daha uyandirici oldugunu keşfettim. Mayis ayına geldigimde fazlalık 12 kilo gitmişti ve metabolizmam o kadar hizlanmisti ki kendimi son derece zinde hissetmeye baslamistim. Bacak agrilarim sadece karbonhidrat dediğimde ve az yürüyüş yaptigimda geri geliyor bu da cok nadir. Gecenlerde uzun bir yolculuktaydım 12 saat araba kullandigimiz ve o gun agrimisti hakkidir hic hareket etmedim 🙂 Uykum artik gunes batar batmaz 1 saat sonra uyur hale geldim kendiliğimden. Sabah da alarm kurmuş gibi 6:30 gibi uyanıyorum. Kronik olarak bir alerjik astımım vardi artik yok, isin ilginç yanlarından biri ise benim Austin’e gelmeden once Turkiyede yaptirdigim kan testinde latent tüberkülozum vardi. Yine Haziran ayinin basındaydı yanlış hatirlamiyorsam yine test yaptırdım ve negatif cikti sonucum. Artik akciğerlerimde latent tüberküloz bulunmuyor. Burada ya testin ilk yapildigi yerde bir sorun oldugunu ya da gercekten yasam tarzımla bu hastaligi tedavi ettigimi dusunuyorum. (yüksek D vitamini ve uzun suren su orucu yaptım, wim+hof, boyle bir tedavi yok ancak nmn’ni inhalasyon yoluyla ciğerlerime de cektim asla doktorunuza danışmadan boyle seyler denemeyin). Neyin ise yaradigini gercekten bende bu hastalık var miydi bilmiyorum ama takip ettigime gore akciğer saglıgım son 8 haftada kendisini daha da iyi hale getirmiş. Sanıyorum bir seyleri doğru yaptım.
Hayatimi bu denli donusturebilmis olmaktan mutluyum, zaten hiçbir şey bi anda da olmuyor. Once yatagimi toplayarak baslayan dönüşümüm su an sagligimi daha iyi hale nasil getirebilirime evrildi. Kendimden ve gelişimimden cok gurur duyuyorum cunku bu yolculuk benim icin ayni zamanda kendimi de tanıma yolculugu oldu. Kendi orijinalliğini bulduğum bir donemde neyi başarabileceğimi de buldum, cunku artan özgüvenim derslerime etki etmiş okulda da basarilar elde etmeye başladım. Bazı kucuk ödülleri de oldu hem iceriden hem disaridan. Her seyin ötesinde kendimle gurur duyuyorum.